![]() |
TERÖRÜ LANETLİYORUZ |
![]() |
DUYURU: ![]() GencForm'a Hoşgeldiniz... |
This topic is about DUYGU Bahçesi....Git Rüzgar,Al Getir Onu ..., the author, [ELzEmİM], wrote about: bazen içine attıkları kemiriyor insanı. ya hayatına hiç almayacaksın ya da sildin mi zerre kadar iz bırakmayacaksın. yoksa gecenin bir yarısı öyle bir ... To read more just scroll down
![]() |
DUYGU Bahçesi....Git Rüzgar,Al Getir Onu ..., Hoşgeldiniz ---[ElZeMiM]---inci |
||||||
10.08.2008, 15:21:50
İleti
#1
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
bazen içine attıkları kemiriyor insanı.
ya hayatına hiç almayacaksın ya da sildin mi zerre kadar iz bırakmayacaksın. yoksa gecenin bir yarısı öyle bir sızlatır ki içini dünya başına döner. yine hüzün uğradı geceye. sabah gittikçe uzaklaşıyor benden. o da sevmiyor beni herkes gibi. yalnızlık ağızda çoğalan tatsız lokma, ne yutabiliyorum ne de atabiliyorum. adı hasret, sızısı sonsuz, yatağım onsuz... titrek bir iç çekişi hakim bedenime, onsuz olmayacak biliyorum. duvarlar üzerime geliyor, daralıyor ruhum. Ecel gelse eğeceğim boynumu önüne bir koyun gibi. gözlerimi kapatmak geçiyor içimden sonsuz bir uykuya, uyumak , uyumak... ve bir daha uyanmamak... ne güzel bir vuslat demi ölüm denen meçhul son. ama biliyorum ki her iki dünyada da olmayacak yanımda. hey gidi hırçın rüzgar neden bu kadar acımasızca vuruyorsun pencereme. sen de mi intikam alıyorsun benden aklınca. oysa benim gözlerim sende değil, hep aralık bıraktıgım kapımda. o gelecek, gıcırdatarak silecek ölüm sessizliğini odamdan. çek git şimdi , dövünme deli deli, insafsızca vurma kendini oradan oraya. yalnızlığımı da al git buralardan... gizli bir mektup sıkıştrayım cebine. git onun kapısını döv usulca. gözyaşlarımı gotür. o yağmuru çok sever bilirim. penceresinden sız içeri. bir su gibi avuçlasın beni , ellerinden kalbine sızayım ... .... yatağım onsuz , gece sonsuz... silahım kurşunsuz, sobam odunsuz... git rüzgar, al gel onu... onsuz ellerim buz... alıntı -------------------- ![]() |
|
|
|
10.08.2008, 15:22:39
İleti
#2
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
Üşümeden gel...
Bugün yeşil düştü bahçedeki dala... Gözlerinin kalbime sektiği günden beridir;baharlar hayalini boyar içime. Birkaç damla daha düşerse de aldırma sen.En fazla on gün daha sürer bu soguklar.Ondan sonra da düşerse birkaç damla,benden bilirsin. Gözlerim sular bu aşkı.... Bilmem kaç mevsim daha rüzgara teslim yüzer kalbimiz...? Ya bu çılgın yelken?Hangi yıldırımda çatırdar direği....? Gün gelip bir fırtına düşürünce ikimizi farklı yöne,; 'büyüdük' der geçeriz. Bugün yeşil düştü bahçedeki dala.... Gözlerinin kalbime doğduğu günden beridir;kelebekler göç eder içime. Bir hüzün değerse de gözlerime,aldırma sen.En fazla bir busen kadar kısa sürer bu hüzünler.Ondan sonra da hala hüzünlüsün dersen,benden bilirsin.Mutluluğum sızar hüzün kılığında... Bilmem kaç mevsim daha İstanbul taşır bu aşkı...?Ya bu amansız sihir?Hangi tılsım bozar 'biz' diyebilmeyi...?Gün gelir bir kahve telvesinde 'biz' bir yudum olarak eridiğimizde,;'büyüdük'der geçeriz. Bugün yeşil düştü bahçedeki dala... Şubat'a aldandı daldaki yeşil...Üşümeden gel... alıntı -------------------- ![]() |
|
|
|
10.08.2008, 15:23:27
İleti
#3
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
sana bir mektup yazdım dun gece tum hisselerimle dolu bir mektup ve akarken yaşlar gözümden zarfa soktum . sonra onu yatağımın altına ve öylece uyumusum ..
mektubumda ne kadar özlediğimi yazmıstım seni bir nasılsın a hasret dil neler diyebilirdi ki en cok .. icimden herseyi yazmak gecti bir an ama sonunu dusundukce vazgectim bu yalandan unutmussundur diye o cogu yasanılan seyleri ..sahi unuttun mu acaba ne kadar mutlu oldugun o gunleri ne kadar severdin sen anları hep böyle sürsün hayat derdin ama yine sendin sıkılan ve oyun bozanlık yapan .. neyse acmıcam artık eski konuları cunku sen kapatıcak kadar gucluysen anıları ben senden kalan hatıraları değil kapatıcak unutacak kadar gucluyum zor olsada yapabilecegimi sen benden iyi biliyosun .. mektubu aldım kalkınca büyük endise icinde cunku postacının gelmesi yakın o gelmeden koymalıyım onu kutusuna birden kostum bir kalem almaya ve , aman Allahım dedim adres yok (IMG: Linklerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor ) !!!!!! nereye gidebilir ki bu halde bir mektup bana geri dönmek dısında .. sen benim yasadıklarımı bilmiyordun ben de senin adresini bilsem diyorum yollayabilir miydim sanırım bunu da bilmiyorum yada sen bilsen yasadıklarımı mektup göndermeden davetsiz gelir miydin geriye .. mektup elimde yaslar yüzümde kalem masada huzunlerim bende kala kaldı .. alıntı -------------------- ![]() |
|
|
|
10.08.2008, 15:25:41
İleti
#4
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
Ne çok söyleyecek şeyimiz var aslında değil mi? Sanki yıllardır susturulmuşuz.. Sanki deliler gibi anlatmışız ama dinleyenimiz olmamış.. Ne çok şey birikmiş içimizde; ne çok şey bekler olmuş yüreğimizde, biri çıkıp onlara kıymet versin diye dua eden. Ama ne ilginçtir; ne kadar anlatırsak anlatalım karşılıklı, gene de yetmiyor. Sevda gibi, öyle uzun beklemiş ki kelimeler.. Farkında mısın, hiç bir konuyu konuşurken bitiremiyoruz. Hep bir başka konuya geçiveriyoruz. Birimiz diğerinin sözünü kesiyor sürekli. Ama kabalıktan değil. Beklemekten usanmışlıktan. Bir daha dinleyen bulamayız korkusundan.
Ne çok şeyim vardı anlatacak Sonunda kelimeler bir oldu Hep beraber Seni aramaya çıktılar. Belki de bu yüzden anlatmaktan vazgeçiyoruz.. Dinleyen olmadığından. Kızıyoruz; bilmiyorlar ne kadar da hevesliyiz dinlemeye. Ne anlatan var, ne dinleyen oysa ki. Ne kadar bencil bu insanlar. Sevdanı anlatırsın, küçümserler.. Hüznünü anlatırsın, güler geçerler.. Sevincini paylaşmak istersin, yürür geçerler.. Yalnızlığını kırmak istersin, kullanırlar.. Her kelimenin, her dokunuşun, her öpücüğün, her damla gözyaşının bir bedeli olmalıdır onlar için.. Hiç bir şey karşılıksız olamaz sanki.. Oysa, karşılıksız dinleyen kıymetlidir gerçek yüreklerde. Karşılıksız anlatan özeldir. Daha anlatacaklarım var desem, beni karşılıksız dinler misin? alıntı -------------------- ![]() |
|
|
|
10.08.2008, 15:32:03
İleti
#5
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
Dünyanın en masum kurbanıydın sen. Habil’din, kardeşinin öldürdüğü. Kıyılıp içindeki canın alındığıydın. Bir can da ben aldım senden, affet. Bu bir günah çıkarma belki, belki anla diye… Dinle. Hep içinde taşıdın onu, yıllarca. Hep başkalarında aradın, hep uzaktan baktın. Önce Leyla vardı, anası. Belki Süveyda’n o doktorun neşteri alıp parçaladığında “Yüreğindeki Leyla’nın” oturduğu koltuğu, ölmüştü. Belki o neşter Leyla’nın rahmini parçalamıştı sana değmeden. Sonra sana değdi neşter, kıyıp aldı içindeki canı. Sonra kızın doğdu, asla saçlarını okşayamayacağın, asla göğsüne bastırıp süt kokusunu içine çekemeyeceğin… Hatırlıyor musun, sen anlatmıştın o gece. Ağlamıştın, ve ben ellerimi boşluğa uzatıp, yüreğimi asit gibi yakan o damlaları hayalimde silmiştim. O gece anlatmıştın, bir kız çocuğunun saçlarını okşadığın, yanakalrını sıktığın zaman ağladığını. İşte o anda Meryem oldum ben, rahmimde kızını taşıdım. Ona ana oldum sana yâr. Sakin durduğuma, teselli verdiğime bakma, o hezeyan gecelerinde ben de kanıyordum. O gecelerden ben doğmamış kızlarımı düşürüyordum ana rahmimden. Önce Leyla vardı, sonra Süveyda ve en son ben geldim. Bütün yasaklarımla, imkansızlıklarımla geldim, kabul ettin. Ütopyaydım önce, Leyla’nın suretiydim. İçim rahattı, yasaklarımın engellemesine aldırmadan yaşıyordum. Ne güzeldi ömrümden ve ömrğnden çaldığımız o birkaç ay. Önce dostum oldun, sonra canım, sonra cane’m. Ve şimdi, şimdi hiçbir şeyinim! Her şey ne kadar da güzeldi seninle. Şiirler okurdun bana, hikayeler anlatırdın. Ne çok şey öğrendik birbirimizden, ne çok şey kattık birbirimize. Hatırlar mısın sana “Gamzedeyim” şarkısının gam çeken anlamına gelen gam zede anlamına geldiğini söylediğimde “Şarkı güzel ama ben Gamze’deyim” demiştin. Keşke hep Gamze’de kalsaydın. Gam zede etmeseydim seni. Hani masa üstü süsleri olur, cam bir fanusun içinde bir ev, ters çevirince kar yağıyor gibi olur ya… İşte öyle bir fanusun içindeydi ikimizin dünyası. Sen görmezdin, sen uyurken ben imkansızlıklarımın ağırlığıyla çatlayan duvarlarımızı sıvardım, harcına gözyaşlarımı katarak. Sonra bir gün gücüm yetmedi, fanus kırıldı. Cam kırıkları en çok yüreğimize battı, kanattı. Ve sen gittin… Evet gittin, imkansızlıklarıma yenildin ve gittin. Oysa ne çok istemiştim savaşmanı. O uzak yerlerden gelip, atının terkisine atıp götürmeni ne çok istemiştim. Gözlerimi kapatıp seni izlediğim o gecelerde ben diye sarıldığın, saçlarım diye püsküllerini okşadığın o yastığın yerinde olmayı ne çok istemiştim. Gözlerim kapalıydı ama görürdüm ona nasıl aşkla baktığını. Sen bilmezdin, ben sende en çok o yastığı kıskandım. Ve sen gittin… Suçladın beni, kızdın. Kendini vitrinde görüp beğendiğim bir elbiseye benzettin. “Evet seviyorsun ama almaya cesaretin yok çünkü o elbise vitrinde güzel.” Dedin ve gittin. Hiç anlamadın, hiç dinlemedin. O elbiseyi almak için canımı verirdim ben, bilemedin. Bilmek istemedin. Ve gittin… Şimdi başka hayatlar yaşıyoruz. Uzaktasın ama biliyorum. Senin olmayan kızların başını okşayıp ağlıyorsun. Süveyda’n benimle, güvende. Demiştin ya “Annene benze olur mu kızım?” diye. Babası kim olursa olsun, kızın hep annesine benzeyecek! alıntı -------------------- ![]() |
|
|
|
10.08.2008, 15:32:47
İleti
#6
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
Unuttum sanıyordum, sildim içimden sana dair ne varsa. Kalbim özgür zannediyordum, bir ayağından bağlı değil sana. Azad edildik sanıyordum sen benden, ben senden. Yanılmışım… Bak yine kanadı o yara. Yine sıkıştı yüreğim. Bir şiir: “Gönül Nikahı” ağlattı beni. Diyor ya şarkıda “Bana her şey seni hatırlatıyor…” Sen hatırlıyor musun beni? Beni geçtim, sadece adımı, hatırlıyor musun? İnsanlar çıkıyor karşıma. Geçici heyecanlarını aşk sanıyorlar. Bekliyorlar ki inanayım, bekliyorlar ki yanayım onlara da, sana yandığım gibi. Diyorlar ki “Aşığım!”. Haykırıyorum “Bu değil aşk!!!” duymuyorlar. Aşk, dünyanın en masum kurbanıymış. İlk katilin öldürdüğüymüş aşk, senin adınmış. Yanmakmış, hiç sönmeden yanmak. Ağzında garip bir tat bırakan meyveymiş, kekremsi tadına rağmen yemekten vazgeçemediğin. Sevgilinin bir gülümsemesinin, çölde susuzluktan dudakları çatlamış bir adama nasıl geliyorsa kana kana su içmek, öyle ferahlatıcı öyle canlandırıcı gelmesiymiş aşk. Yâr olmakmış, yârdan atlamakmış. Tarif edilemeyenmiş. Aşk, unuttuğunu sandığın bir anda, yüreğine çöken o ağırlıkmış. Acı çekmek, buna rağmen o acıyı hayırsız bir evlat gibi “Hoş geldin!”lerle karşılamakmış. Kızıyorum onlara evet, o geçici heveslerini aşk sananlara. Biraz da acıyorum sanki. Leyla’yı bilmiyorlar, Mecnun’u, Nevhel’i ve seni ve beni… Fuzuli’yi tanımıyorlar, Şem’i, Pervane’yi, aşkın ateş halini… Dedim ya ufacık heyecanları aşk sanıyorlar. Ama sadece güzel olduğunda var aşk. Acı vermeye başlayınca kaçıyorlar. Bizim yücelttiğimiz, zaten yüce olması gereken aşkı, bozuk para niyetine harcayanlara o kadar kızıyorum ki… “Sevmek nedir bilir misin? Dinle anlatayım sana sevmeyi…” Dinleyene kadar ben de bilmiyormuşum sevgili. Seninle öğrendim yanmayı, sesinle, şiirlerinle, anlattığın mesellerle… “Hamdım, piştim” diyorlar ya, ben de piştim yanarak. Unuttum sanıyordum. Bak yine düştün aklıma. Belki dün gece bir dost düşürdü aklıma, belki ben anlatıp kanattım yaramı. Belki o yüzden kızamadım ona, aşık olmasına, apansız yakalanmak ne demek bildiğim için. Ne önemi var ki? Geldin işte… Çok sancılı dönemler yaşadım biliyorsun. Gel gitlerim çok oldu, en çok da gitmeyi istedim. Ama diyorum ya, piştim artık. “Çık git içimden!” demiyorum sana. Gitme, biraz sızlat içimi, biraz titret gönül tellerimi, biraz yak! Aşkın buruk tadını almak istiyorum bu gece. Bırak mazoşist desinler. Baştan sona “gönül” olmalıyım bu gece, baştan sona sen! Hadi gel, kanat yüreğimi… alıntı -------------------- ![]() |
|
|
|
11.08.2008, 11:26:44
İleti
#7
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Eskiler böyle der. Gökkuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti... En değerli hazinemsin benim, canımsın. Sevgililer günümüz kutlu olsun.
Seni tahmin edeceğin kadar değil, tahammül edemeyeceğin kadar çok seviyorum. Sana "sevgilim!" diyebildiğim için kendimi çok şanslı görüyorum. Beni karanlıktan aydınlığa, yalandan gerçeğe, ölümden ölümsüzlüğe götürdüğün için teşekkürler. Seni seviyorum. Daha nice günlere hep birlikte canım. Sana dijital bir gül yolluyorum, çünkü uzaklarda elimden ancak bu kadarı geliyor. Ama bil ki gerçeğini, gözlerinin içine bakarak vermek isterdim. Ve seni sevdiğimi fısıldamak.. Sevgililer günümüz kutlu olsun! Sevgililer öpüşürken neden gözlerini kapatır bilir misin? Çünkü gözleriyle değil de kalpleriyle görmek isterler. Yanı hissetmek isterler. Ben de seni ruhumun derinliklerinde hissediyorum sevgilim çünkü seni çok seviyorum. Sevgililer günümüz kutlu olsun! -------------------- ![]() |
|
|
|
11.08.2008, 11:27:25
İleti
#8
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
Bugün olduğu gibi yarın da, yarından sonra da, Ondan sonraki günlerde de gözlerimdeki yerinin değişmeyeceğine… Seni bir ömür seveceğime… Kelebeklerin renklerinin insanı büyülemesi gibi, yarınımda da hep sevginle yaşayacağıma… Her bakışında okuduğun o gözleri her zaman yanımda göreceğine, en yakın dostun, en yakın sırdaşın, en yakın arkadaşın olacağıma… Sıkıntının sıkıntım; üzüntünün üzüntüm olacağına…
Her kızgın anını çiçeğe dönüştüreceğime… Her üzgün anında tebessümün geri gelmesi için elimden geleni yapacağıma… Asla ve asla soğuktan ve yalnızlıkdan üşümeyeceğine… Yanında olmadığım ve varlığıma ihtiyacın olduğu her anda bir rüzgar olup seni saracağıma… Gözümün gözüne değdiği her an; sana yeniden aşık olup seni bir periye dönüştüreceğime… Yaşam boyu her sabah sana aşık olaraka uyanacağıma… Sen uyurken sana bakıp, Sen ve Ben için dualar edeceğime… Hasta olduğun zaman sana çorba yapacağıma… Seni asla üzmeyeceğime… Seni kızdırırsam. bunu bilmeden yapacağımdan . ! Hemen özür dileyeceğime… Beni tanıdığın gün, benden gördüğün neyse, ömrünce aynı beni göreceğine… Sevgimin asla değişmeyeceğine… Sevgimin asla azalmayacağına… Bilakis her gün büyüyen bir sevgiyi dönüp mutluluk ormanlarına seni taşıyacağıma… Senin her şeyin önünde olduğun gerçeğinin asla değişmeyeceğine… Seni asla ihmal etmeyeceğime… Senin sadece 14 Şubat`ta değil, 365 tane Sevgililer Günü`nde 365 tane ismin olacağına… Sana yalan söylemeyeceğime… Başkalarının yanındayken seni asla unutmayacağıma… Elini usul usul, korka korka tuttuğum o ilk gündeki aynı heyecanı hep yaşayacağıma… Bir ömür senin elini bırakmayacağıma… Bir ömür Can`ım olarak kalacağına… Tüm balonları senin için gökyüzüne salacağıma… Tüm çiçeklerde seni göreceğime… Okyanuslarda seni dalga yapacağıma… Yıldızlara kement atacağıma… Gökkuşağına salıncak kurup 7 renge senin rengini karıştıracağıma… Her satırda seni yazacağıma… Seni çizeceğime ve sana sesleneceğime… Hiç bir şeyin, hiç bir zaman senin önüne geçemeyeceğine… Her günün bir öncekinden daha güzel olacağına… Her anın unutulmazlık zincirine bir yenisini ekleyeceğine… Sana her zaman HAYATIM AŞKIM HER ŞEYİM diyeceğime… Seni sonzukluk kadar çok seveceğime… Sen, ”SEN” olduğun için seni seveceğime… Seni ”Bir ömürden de öte” seveceğime… Seni Seviyorum diyeceğime… SÖZ VERİYORUM.. BİTANEM -------------------- ![]() |
|
|
|
11.08.2008, 11:27:56
İleti
#9
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
Beni karanlıktan aydınlığa, yalandan gerçeğe, ölümden ölümsüzlüğe götürdüğün için teşekkürler. Seni seviyorum. Daha nice günlere hep birlikte canım.
Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yansızlığımı, çaresizliğimi. Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım. Hadi gel tut ellerimi! Benimle yan! Benimle meydan oku her çaresizliğe! Benimle uyu benimle uyan. Birlikte varalım nice yıllara.. -------------------- ![]() |
|
|
|
11.08.2008, 11:28:41
İleti
#10
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
Eger bir gün yasamdan bikarsan
Eger bir gün yasamdan bikarsan, bikma ? bikmak icin cok erken! Eger bir gün yasama kizarsan, kizma ? kizmak icin cok erken! Eger bir gün kaderini lanetlersen, lanetleme ? lanetlemek icin cok erken! Bikmak icin cok erken, cünkü senle gecirecek daha bircok saat, gün, yillar var Kizmak icin cok erken, cünkü bu hayat bizi bulusturan, kavusturan, birbirimize gösteren - buna, Kalblerimizi böylesine büyük, yüce, güzel ve ebedi bir sevdaya vurduran hayata kizmak hic olmaz, ne kadar dua etsek, sükür ve hamd etsek azdir, sükretmek icin dünyadaki karincalari saysak, cicekleri saysak yine azdir, yine azdir ve az gelir, ne yapsak azdir Lanetlemek icin cok erken, cünkü kaderimiz, seni bana, benide sana kavusturan Kimbilir daha ne kadar güzellikler acik gelecegimizde, sabret, sabret, sabret Biliyorum sabretmek kolay degil Ben sabret diyorum, ama esasinda bende sabredemiyorum, dayanamiyorum, kavruluyorum, yaniyorum sevda atesinde, özleminde, tutkunla, ama sabretmeliyiz Yar baska ne yapayim, tek avuntum SEN Senin ela gözlerin, melek yüzün, pamuk kalbin, güzel huyun, keci inadin ve yüce merhametin Biliyorum gelecek, gelecek - o günler gelecek, her seyin acisi, sensizligin acisi, sensiz gecelerin, yoklugunda uyuyamadigim, seni, ya seni, baska kimseyi degil seni düsünmekten uyuyamadigim o gecelerin acisinin cikacagi o günler Hasret, özlem ve sevgiden düsen gözyaslarin, hickiriklarin, o sellerin acisini söke söke cikaracagiz Iste bunun icindirki hic pes etmeden yasadigim Iste bunun icindirki hic birseyden korkmayip seni sevmeye, sadece seni sevmeye devam etmem, aynisinida senden istemem Iste bunun icindirki yolumuzda ne kadar kar, yagmur, camur olsada, taslar, beklenmedik seyler, engeller ne olursa olsada, ciksada, bizi yolumuzdan saptirmayip, biz yolumuzdan sapmayip, sabret dedigim bunun icindir Göreceksin, görecegiz, olacak, INSALLAH olacak, sabrimiz onun icin olsun, sabret SEVDAM, MELEGIM; KUMRAL BOMBAM, BEBEGIM; CANIM, CEYLANIM, PRENSESIM, O gün gelip cattiginda göreceksin bak ?demistik? diyecegiz, Sevdamiz o kadar büyükki, bize kolay kolay bisey olmayacak INSALLAH Biz daha cok güzel dakikalar, saatler, günler, aylar, yillar, ömürler tüketecegiz Sen merak etme ve bos yere olmasada, olmadigini biliyorum - üzülme nolur, yalvaririm nolur!! Dogrudur, günler vardiki, sendin bana bunlari söyleyen, ama simdi ben senden istiyorum, yalvariyorum, nolur kendini bos yere olmasada harap etme, nolur, yalvaririm nolur!! Sensin benim herseyim, birtanem, ve mevladan tek istedigim, sensin CANIMA YETEN!! Seni sevdigimi biliyorsun, onun icin bak üzülme, sen bensin, bende senim, sana nolursa bana olmus gibidir. Eger birgün benden bikarsan bunu bana söyle ve neden anlat olurmu Benim gibi bir uyuzla ugrasmak kolay degil, yinede beni bu kadar sevip, bana bu kadar deger verip, beni bu kadar yükselttigin icin cok tesekkür ederim !! alıntı -------------------- ![]() |
|
|
|
11.08.2008, 11:29:22
İleti
#11
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
EY YAR!NE OLUR BİR ANNE AĞITIYLA UĞURLA BENİ!
Ama sen ne olur görme düşü-şü-mü... Zaten yüz çevirmişken varlığıma, zahmete değmesin sesin. Sesi nefesim olan yarim... Şimdi boğulmayı da öğrenmeli çaresizliğim... Kaçmazdım öyle Ölüme yakışan baykuş sesinde. Bedelini ödediğim o kadar yokluk varken Ey yar bilirsin İstanbul gibi zordu yıkılışım... Oysa şimdi yüreğim Filistin ellerinde... Şimdi ellerimi yakasım geliyor kalem tutmasın diye... En iyi orduların bütün harfleri üstüme geliyor. Geceysem, Günün yarısına adanmışsa adım herşey yarım olmak, yarım başlamak ve yarım kalmak zorundamıydı... Kaptan sesin yakışır bu gece intiharıma... Fikre zarar cümleler duydum güzel dudaklardan. Şimdi kan damlar dişlerimden... İplik büklüm olsun yağsız kalsın boynumda. Can vermek değil can çekmek istiyor bedenim... Adım gece diye mi bu kara yazım... Oysa telaşa gerek yoktu doğum günümde. Yusufu ziyarete gelmiştim kuyuda... Şimdi özentimidir bilmem ruhumu köle pazarlarında pazarlıksız satışa çıkarışlarım... Ama sen ne olur görme düşü-şü-mü... Zaten yüz çevirmişken varlığıma, zahmete değmesin sesin. Sesi nefesim olan yarim... Şimdi boğulmayı da öğrenmeli çaresizliğim... Kaçmazdım öyle Ölüme yakışan baykuş sesinde. Bedelini ödediğim o kadar yokluk varken Ey yar bilirsin İstanbul gibi zordu yıkılışım... Oysa şimdi yüreğim Filistin ellerinde... Gözümü kırpmaktan korkan gözkapaklarım hayaline isyan damlalar döküyor yanaklarıma. Tadına sen değmişsin; acı veriyor dilime. bu gece diyorum rengi farkedermi kefenin. Namıma yakışsın cenazem.. siyahlara gömsün beni sensizliğim... vakit tamam... Uğruna dökeceğim kan hazır damarlarımda...Gözlerinde büyüttüğün o küçük çocuk varya yüzünde sen diye bir gülümsemeyle bıraktı kendini uçuruma... HADİ ÖLÜM NE OLUR AL YANINA BENİ... VE SEN EY YAR! NE OLUR BİR ANNE AĞITIYLA UĞURLA BENİ... alıntı -------------------- ![]() |
|
|
|
11.08.2008, 11:30:00
İleti
#12
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
Esaretime yenildim;
Ceketimin düğmelerini bir bir açtım yol alıyorum, Avucumda yaşlanmış sevgilerin hüznü, Estikçe özlem rüzgarları, İçim kanadı,nasıl olur ki anlatamadığım bir acı,beni kollarının arasına aldı. Hüzünlere gam vuran yüreğimde biliyor artık gerçeği, Gözlerimde yitirdiğim sevgini, Şimdilerde gece yarılarında uykumdan olup lanet oku samda kalbimin burukluğuna, Yalnızlığa kelepçelendi bedenim, İki kelimeyi söyleyememenin anlamsızlığı yanımda; en yakın arkadaşım. elimde çaresiz aşkımın kadehi parçalandı, zulmün ardında düşü verdim deniz kıyısında, narin bir duygu,gökyüzü deniz,deniz gökyüzü oldu. gözlerimdeki sansür kalktı sen varsın her yanımda, seni sensiz yaşamayı öğrenmiştim ben halbuki, çığlıkların hapsedildiği karanlık bir odadayım şimdide, gülüyorum nedensiz, bir gün karanlığın içinden çıkan güneşin ben olacağını umut ederek. henüz ayılamadım ama hissetim yel esti üstüm ıslandı, esaretime yenildim nasihat verilende bendim kaderime hüküm sağlamıştım oysa, zira yaşadıklarımın gerekçesini de çoktan imzalamıştım. evvelde küçük bir çocuktum doğru fakat şu an, uçurumun ucunda durmuş menfaatlerin intihar etmesi için, aksini savunduğum tüm yalanları söylemeyi göze alanda benim, şefkate ancak masallarda rastlıyorum artık, çekingenlik duyduğum ümidi kesilmiş sevdiklerimle, vazifem bazen dostane bir bakış,tatlı bir gülümseme ve sevgimin kudretini aşıladığım kalbimin kabrine çağırmak seni. borçluyum belki esaretime sabrıma ve cesaretime, istediğim hayat için irade kuvvetime, o istemeden ağlattığım hırçın gözlerime, bir asır geçti üstümden sevgimi esirgemedim de nasiplendim başkalarına, esaretine yenildim belki aşkım ama rüyalarımda, düştüm suskunluk yoluna ilerliyorum arada sırada durup, yumuşak toprakta sen yatıyormuşçasına, ayırmaya çalışırken kum taneciklerini birbirinden, birden uyandım ve utandım kendimden, üstümde bir ışık,etrafımda; kederde zengin sevgide yoksul onlarca insan, ne oldu sana diyen sesler çığlık oluyordu kulaklarıma varana dek, tüylerim diken diken sessizce uzaklaşıyorum oradan, anlatamam aşkım seni kimseciklere, ben bile inanmak istemezken içimdeki bu çılgın sevgime!!! alıntı -------------------- ![]() |
|
|
|
11.08.2008, 11:30:41
İleti
#13
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
Hayat ;
aLdın yine benden en değerLimi omzuna yasLanmak istediğim erkeği acımasızca kopardın benden . Şimdi ; Neye inanayım ? Neye güveneyim ? Neye yasLanayım ? SöyLe .... Kendi içimde boğuLuyorum , kimseLerin haberi oLmadan ! kızıyorum kendime ; haLa ona sevdiğim diyebiLdiğim için ... içimde kirLetemediğim için en büyük Zaafımı ... ! Oysa , O ,,, çekip gitti ... ! Bir kısa mesajmıydı yaşadıkLarımızın bedeLi ? Bu kadar ucuz muyduk =Biz= ? hoşçakaL biLe demeye cesaretin yok muyDu ? Sustum ... ! YapıLabiLecek tek şeyDi ... ! Şimdi , ben ; seni bu kaDar severken nasıL mutLu oLacağım bir başkasıyLa ? nasıL başaracağım aLışmaya başka birine ? nasıL sabredeceğim sensizLiğe ? aDını biLe duyduğumda içimi titreten aDam ! en büyük Zaafımsın benim ! SeviyoRum seni !!! Alıntı -------------------- ![]() |
|
|
|
11.08.2008, 11:31:25
İleti
#14
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
Günbatımında başlar özlemler. El ayak çekilmeye başlayınca bu
yalancı kentten, kalırsın baş başa bir sen, bir yalnızlığın, birde özlemlerin. Ellerin üşümeye başlar yoksa sevgilin yanında. En büyük özlem de onadır ya Kendini hep yarım hep eksik hissedersin. Duvarlar üstüne gelir Onun yokluğunda. Yaktığın sigara bile senin gibidir biraz acı biraz kederli yanar. Sonra bir şarkı tutturursun yada geliverir aklına. Söylersin ama O duymaz, istersin gelmez. Özlersin onu. Sonra bir bakmışsın iki damla yaş akmış yanaklarından ona doğru. Süzülürken yaşlar yanağından dudaklarına, öper de yollarsın o yaşları Ona. Özlemişsindir. Sonra ardından bir sigara daha yakarsın sonra bir tane daha bir tane daha... Baktın olmuyor, bulamıyorsun bir çare atarsın kendini yatağa uyuyup kurtulmak için bu özlem acısından. Önceleri acı zannedersin ama, sonra anlarsın ki o senin sevginin ateşi, sevginde onun oksijeni. Ama bilemezsin ki her şey daha ağır daha acı olacaktır şimdi. Kapatırsın ışığı girersin yatağa. Bir de bakmışsın bedenin yalnız, bedenin buz gibi. Ararsın beklersin bir dokunuş, bir sarılış. Uyurken duymak istersin o sıcak nefesin verdiği huzuru ama, sende bilirsin ki sağın karanlık solun karanlık. Hani alışmıştır kulakların duymak ister iyi geceler sözünü, küçücük masum bir öpücük istersin. Yalnızsın ne duyarsın ne hissedersin. Bir serseri mayınsındır artık. İçin özlem yüklü yüreğinde bir derin yara beklersin uykuyu bir sağa bir sola dönüp. Dedim ya yalnızsın ne uykun gelir ne sızısı diner gönlünün. Uyumak için kapatırsın gözlerini gözünün önüne mutlu anlar gelir, gülümser sana. O tebessüm ettikçe senin yüzün asılır. Sonra haykırmak istersin içinden ama, olmaz. Sonra bir küfür sallarsın yalnızlığına bir isyan edersin özlemine. Kızıp durursun sonra uyuya kalırsın. Sabah kalktığında geceden kalma hüznün hala damarlarında dolaştığını hissedersin. Sonra iş güç derken uzaklaşıverir damarlarında dolaşan bu serseri hüzün. Rahatlarsın. Ama unutmuşsundur ki, gün batımında başlar özlemler... alıntı -------------------- ![]() |
|
|
|
11.08.2008, 11:32:46
İleti
#15
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
Ateşe değmiş rüyalarına çağırma beni
Sensizlikte yarı uykularımı bölüp Mehtabın altında ellerini tutsam da Bir sabah doğan güneşle gideceğim Sürgün yemiş düşlerine çağırma beni Yıldız misali avuçlarında sönüp Hançerli sırtımla sana koşsam da Bir Temmuz akşamında ayazlarıma döneceğim Ağıtlarınla yıkanmış yollarına çağırma beni Çileye adanmış umutlarımla gözlerine düşüp Hüznün aynasına düşen gülüşlerinde asılı kalsam da Hoyrat rüzgarın kanadında sensizliğe sürüleceğim İntihar kokan ellerine çağırma beni Gözlerinin alevinde avuçlarına gömülüp Son nefesimde adını dudaklarıma bıraksam da Sen yaşarken ben sensizlikte çürüyeceğim Çağıracaksan Senle ölümsüzlüğe Bahar tadındaki gülüşlerine çağır beni Alacaksan sensiz nefesimi Gözlerinde pervaneyken al bedenimi Kapatacaksan gözlerimi Gözyaşımla yüreğine sığınmışken Sonsuzluğa kapat yorgun güneşimi Ve çağıracaksın beni Mutluluğun bestesinde Yüreğine çağır beni... alıntı -------------------- ![]() |
|
|
|
11.08.2008, 11:33:27
İleti
#16
|
|
![]() AyYüZLüM Grup: EMEKLİ MOD Üye No: 577 Cinsiyet :
Katılım: 14.11.2007 İleti: 7,814 Konuları: 1,931 Nereden: istanbul
|
Sen ve ben
Aynı cümlenin içinde iki yabancıyız. Hayat ile ölüm arasında kalan boşluğa sıkışmış iki bahar sabahı... Biraz yorgun, biraz kırgın, biraz endişe... Ayrılıkla şereflendirilmiş iki esir yürek.... Göğsünde söz verilmişliklerin bir bıçak yarası gibi parladığı iki süngüsüz asker.. Oysa bayram sevinçlerimiz vardı yüzümüze “ gülüş “ diye taktığımız... Oysa baca dumanlarının bile yüzündeki masumluğunu kirletemediği beyaz düşlerimiz vardı ardında “ hayat “ diye koşuşturduğumuz... Hatıralar mısın seninle tanıştığımız günü...Fırtınalı bir zamandı.. Yorgun bir gün sonrası akşamın karanlığına gizlenmiş iki yetim yürektik ikimiz.. Ürkek bakışlarımız vardı..Saklı cümlelerimiz, yaralı geçmişlerimiz. Sen, mavi sulardan alınıp tozun toprağın içinde yaşatılmaya çalışan bir balık kadar çaresiz..Ve ben tüm umutları alabora olmuş bir balıkçı kadar ümitsiz.. Acılarımız ortaktı, umutlarımız ise yalnızlığa prangalı..Ama pes etmedik...Önüne gelen herşeyi gölgesinin önünde diz çöktüren rüzgara bile bel bükmedik biz..Yüreğimizi kalkan bilip sonuna kadar savaştık aşkımıza zaman biçen herşeyle .. Bu savaşta yenilmeyi aynı safta ölmeyi bile göz aldık. biz.Göğsümüze ayrılığın madalyası takılmaktansa ölümü reva gördük umut fakiri yüreklerimize. Ama belki göz ardı ettiğimiz belki de unutmak istediğimiz bir şeyler vardı sevgili. Biz bu savaşa bir sıfır geride başlamıştık..Ayrılığa yakındı saflarımız..Geç kalmışlık kokuyordu nefeslerimiz..Ve göz ardı ettiğimiz teknemiz su alıyordu.. Ama pes etmedik. Yanan bir şeyler vardı yavaş yavaş..Yenilmeye hazır iki asker vardı ayaklarımızın ürkek gölgelerinde… Belki de er- geç ayrılmaya mahkum iki kırık yürek vardı kendimizden bile gizlendiğimiz köşelerde.. Ama mühürlü kaderimize inat tek bir yürek olmaya çalıştık uçurum kenarlarında.. Sevdamıza biçilen kelebek ömrüne inat biz yaşamaya çabaladık ...CaMdaN FaNuSlaRda... alıntı -------------------- ![]() |
|
|
|